Avusturya’da dil bilmeyen işçiyi sömürmek artık bir ‘gelenek’ haline geldi. İşverenlerin övünerek anlattığı, toplumun ise kanıksadığı bu modern kölelik düzeninde sessiz kalmayın. İşte gerçek hikayeler ve yasal çıkış yolları…
Mustafa İlhan / Viyana
Avusturya’ya yeni gelen gurbetçilerin dil yetersizliğini fırsat bilen bazı Türk işletmeciler, yasal hakları gasp etmeyi bir “gelenek” haline getirdi. Üstelik bu sömürü düzeni artık gizli değil; “işçiyi nasıl ucuza çalıştırdım” naralarıyla, toplum içinde bir övünç kaynağı olarak anlatılıyor.
Avusturya’da kendi toplumumuz arasında filizlenen, ancak kökleri sömürüye dayanan kapalı bir düzen kurulmuş durumda. Almanca bilmediği için Avusturya kurumlarına ulaşamayan, hakkını nerede arayacağını kestiremeyen yeni gelenler, maalesef yine “kendi insanı” tarafından birer kazanç kapısı olarak görülüyor.
Sömürüyü “Ticari Zeka” Sananlar Var!
Bu haber çalışması sırasında karşılaştığımız en acı gerçek, işverenlerin bu sömürüyü saklamaya bile gerek duymaması. Ortamlarda, kahve sohbetlerinde veya iş yemeklerinde; işçinin sigortasını yapmamanın, Noel parasını (13. ve 14. maaş) ödememenin veya elden komik rakamlar vermenin sanki bir “başarı” gibi anlatıldığına şahit oluyoruz.
Toplum içinde bu durum o kadar kanıksanmış ki, yasaları çiğnemek ve bir insanın emeğini çalmak artık “ticari zeka” kılıfına sokulmuş durumda. Bir gurbetçimizin tanıklığı durumu özetliyor: “İşçiyi nasıl sömürdüklerini, nasıl kandırdıklarını sanki iyi bir şey yapıyormuşçasına övünerek anlattıklarını gördüm. Bu artık o kadar normalleşmiş ki, kimse buna şaşırmıyor bile.”
Fotoğraf: Yapay Zeka (Avusturya’da için özel hazırlanmıştır)
Maaş Değil “Bahşiş” Kültürü
Haber merkezimize ulaşan vakalar, sömürünün boyutlarını gözler önüne seriyor:
“Belge Tuzağı”: Muhasebe aracılığıyla, dil bilmeyen işçiye “elden 250-300 Euro aldım” şeklinde sahte makbuzlar imzalatılmaya çalışılıyor.
Yasal Hakların İnkârı: “Yıl sonunda girdin, Noel paran yok”, “Sen daha yenisin, bu haklar sana değil” gibi yalanlarla işçinin cebindeki para gasp ediliyor.
Korku Duvarı: İşçiler, “Eğer sesini çıkarırsan oturumun yanar” veya “Seni polise şikayet ederim” gibi asılsız tehditlerle susturuluyor.
“Şikayet” Korkusu Her Şeyi Değiştiriyor
İşin ilginç yanı ise, bu “cesur” görünen sömürücülerin aslında yasalar karşısında ne kadar korkak oldukları. Bir mağdurun aktardığına göre; işten tartışmalı şekilde çıkarıldıktan bir süre sonra iş verenden ücret bordrosu (Lohnzettel) talep ediyor, işveren “şikayet edilecek” korkusuyla hemen geri adım atıyor. “Yanlışlıkla eksik yatırmışız” diyerek ödenmeyen paralar bir anda ortaya çıkıyor. Bu da gösteriyor ki, işverenler yaptıkları sömürünün yasa dışı olduğunu çok iyi biliyorlar.
Bir Mağdurun İtirafı: “Umut Verip Emeğimi Sömürdüler”
Bize ulaşan B. S. isimli vatandaşımızın yaşadıkları, bu çarkın nasıl işlediğinin acı bir kanıtı: “Avusturya’ya geldiğimde sadece A1 seviyesinde Almancam vardı. Evinde kaldığım adamın en yakın arkadaşının Viyana dışında pizza dükkanı vardı ve orada çalışıyordum. Viyana’daki bir pizzacıdan saatlik 4-5 Euro daha düşük alıyordum. İşe girerken beni ‘Vollzeit’ (tam zamanlı) kaydedeceğini söyledi; çünkü kendime ev tutmam için Lohnzettel (maaş bordrosu) gerekiyordu. 1 ay sonra sözünü hatırlattığımda ‘Ben senin sigortanı yapamam’ diyerek konuyu kapattı. Pizzacı olarak girdiğim işte bulaşıkları da yıkadım, garsonluk da yaptım. Bahşişlerden 1 Euro bile alamadım. Kısacası; önce umut verdiler, sonra çaresizliğimi fırsat bilip emeğimi son damlasına kadar sömürmek istediler.”
Bu Sadece Avusturya’nın Değil, “Gurbetin” Yarasıdır!
Bu haberde incelediğimiz sömürü çarkı, maalesef sadece Avusturya ile sınırlı değil. Almanya’dan Fransa’ya, Belçika’dan Hollanda’ya kadar Türk toplumunun yoğun yaşadığı birçok ülkede benzer “hemşehri istismarı” vakalarıyla karşılaşıyoruz.
Kendi dilini konuşan, aynı kültürden gelen insanların çaresizliğini bir “basamak” olarak kullanmak; yurt dışındaki Türk varlığına yapılabilecek en büyük ihanettir. Avusturya özelinde verdiğimiz bu mücadele, aslında Avrupa genelinde “Türk’ün Türk’ü sömürdüğü” bu çarpık düzene karşı topyekün bir duruştur. Gazete olarak hatırlatıyoruz: Bir toplum, ancak birbirinin emeğine saygı duyduğunda gerçekten “güçlü” bir diaspora olabilir. Sömürü üzerine kurulan hiçbir ticari başarı, kalıcı bir itibar getirmez.
Fotoğraf: Yapay Zeka (Avusturya’da için özel hazırlanmıştır)
MAĞDURİYET YAŞAYANLAR İÇİN REHBER: NE YAPMALISINIZ?
Avusturya yasaları, dil bilmeseniz bile işçi haklarını koruma altına alır. Eğer yukarıdaki hikayeye benzer bir durum yaşıyorsanız, şu adımları izleyin:
Kayıt Tutun (Arbeitsaufzeichnungen): İşverenin tuttuğu saatlere güvenmeyin. Kendi giriş-çıkış saatlerinizi, molalarınızı ve yaptığınız ekstra işleri (bulaşık, servis vb.) günlük olarak bir deftere not edin. Bu, ileride hak iddia ederken en güçlü kanıtınızdır.
Arbeiterkammer (AK) ile İletişime Geçin: İşçi Odası (AK), Avusturya’daki her işçinin en büyük güvencesidir. Kimlik bilgilerinizi işverene vermeden size danışmanlık yaparlar. “Almanca bilmiyorum” diye çekinmeyin; tercüman desteği veya Türkçe konuşan danışmanlar mevcuttur.
“Lohnzettel” (Maaş Bordrosu) Takibi: Her ay sonunda maaş bordronuzu isteyin. Eğer sigortanız yapılmıyorsa veya “Vollzeit” denilip “Teilzeit” (yarı zamanlı) yatırılıyorsa, bu bir suçtur. Sigorta durumunuzu ÖGK (Österreichische Gesundheitskasse) üzerinden kendiniz de kontrol edebilirsiniz.
İmzalamadan Önce Durun: Dil bilmediğiniz için önünüze sürülen ve “makbuz” ya da “ibraname” denilen kağıtları (Abmeldung, Verzichtserklärung vb.) asla hemen imzalamayın. “Bunu bir bilene okutup öyle imzalayacağım” deme hakkınız yasaldır.
Geriye Dönük Hak Talebi: Avusturya’da işten ayrılsanız bile, ödenmeyen fazla mesaileriniz, 13. ve 14. maaşlarınız (Urlaubsgeld/Weihnachtsgeld) ve bahşişleriniz için geriye dönük dava açma hakkınız vardır.
Unutmayın: İşvereninizin “Seni sınır dışı ettiririm” tehdidi asılsızdır. Avusturya’da çalışma hukuku (Arbeitsrecht) ile göçmenlik hukuku farklı işler. Hakkını arayan bir işçi, yasal kurumlar nezdinde mağdur olarak kabul edilir.
Avusturya’da Gazetesi olarak sömürüye karşı yanınızdayız. Sessiz kalmayın, profesyonel bir rehberle hakkınızı arayın!
Size en iyi deneyimi sunmak için çerezleri kullanıyoruz. "Kabul Et" diyerek tüm çerezlere izin verebilir veya tercihlerinizden bunları yönetebilirsiniz.
Fonksiyonel
Her zaman aktif
Teknik depolama veya erişim, talep edilen belirli bir hizmetin kullanımını sağlamak veya internet üzerinden bir iletişimin iletilmesini gerçekleştirmek amacıyla kesinlikle gereklidir.
Preferences
The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
İstatistikler
The technical storage or access that is used exclusively for statistical purposes.Teknik depolama veya erişim, yalnızca anonim istatistiksel amaçlar için kullanılır. Bir mahkeme celbi, internet servis sağlayıcınız tarafından gönüllü uyum veya bir üçüncü şahıstan alınan ek kayıtlar olmadığı sürece, yalnızca bu amaçla saklanan veya geri alınan bilgiler genellikle sizi tanımlamak için kullanılamaz.
Marketing
The technical storage or access is required to create user profiles to send advertising, or to track the user on a website or across several websites for similar marketing purposes.