EdebiyatTürkiye
Trend

Bir Gazetecilik Direnişi: Can Dündar’dan Sarsıcı Yeni Kitap – “Katilimle Buluştum”

Usta gazeteci Can Dündar, 2016 yılında uğradığı suikast girişiminin karanlık noktalarını, saldırıyı planlayan isimle Arjantin’deki bir cezaevinde yaptığı görüşme üzerinden kaleme aldı. Galiani Berlin yayınevinden çıkan “Ich traf meinen Mörder” (Katilimle Buluştum), bir suikast planının anatomisini ve demokratik maskeler ardındaki güç ilişkilerini ifşa ediyor.


Haber Merkezi/Viyana

Gazeteciliğin sınır tanımayan gücü, Can Dündar’ın son eseriyle bir kez daha kanıtlanıyor. Her şey, sürgündeki Dündar’a Arjantin’deki bir cezaevinden gelen gizemli bir mektupla başladı. Gönderen, Dündar’ı öldürme emrini alan ancak başarısız olan Serkan Kurtuluş’tu. Avusturya’da gazetesi olarak, sürgünde dahi hakikatin izini süren meslektaşımızla dayanışma içinde, bu sarsıcı eseri okurlarımıza sunuyoruz.

Suikastın Anatomisi: Buenos Aires’ten Gelen İtiraflar

Kitabın merkezinde, Dündar’ın Buenos Aires’teki bir cezaevi hücresinde “katiliyle” yaptığı yüzleşme yer alıyor. Suikast emrini aldığını iddia eden Serkan Kurtuluş, Dündar’a sadece saldırının detaylarını değil, aynı zamanda demokratik ve otokratik hükümetler ile organize suç örgütleri ve terör grupları arasındaki kirli ağları da ifşa ediyor. Bir casusluk gerilimini aratmayan kitap, aslında tamamen gerçek ve ürpertici bir siyasi güç suistimalini belgeliyor.

“Biz Kahraman Değil, Gazeteciyiz”

Galiani Berlin tarafından yayımlanan ve Sabine Adatepe tarafından Almanca’ya çevrilen “Ich traf meinen Mörder”, Avrupa medyasında “Hukuk devletinin sonunu belgeleyen bir manifesto” olarak tanımlandı. Dündar, “Yayımladığına pişman mısın?” sorularına net bir yanıt veriyor: “Hayır. Biz vatan haini değiliz, kahraman da değiliz; biz sadece gazeteciyiz.”

Google Google'da Avusturya'da Gazetesi'ni haber kaynağınız olarak ekleyin
Kaynak ekle →

6 Mayıs 2016: Bir Haberin Bedeli ve Cezasızlık Kıskacı

Can Dündar’ın hayatındaki en keskin kırılma noktalarından biri olan suikast girişimi, aslında Türkiye basın tarihinin en tartışılan davalarından biriyle doğrudan bağlantılıydı. “MİT Tırları” haberi nedeniyle yargılandığı davanın karar günü, 6 Mayıs 2016’da İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde kurşunların hedefi olan Dündar, bu saldırıdan eşi Dilek Dündar ve meslektaşlarının müdahalesiyle yara almadan kurtulmuştu.

Olayın Tüm Süreci ve Adalet Arayışı: Saldırının ardından yaşananlar, bir gazetecinin hayatına kastedilmesinin hukuk sistemindeki karşılığını tartışmaya açtı. Saldırgan Murat Şahin, olay yerinde yakalanmış olmasına rağmen yargılama süreci “cezasızlık” kültürünün bir örneğine dönüştü:

  • Yargılama ve Tahliye: Saldırgan, “kasten yaralamaya teşebbüs” ve “ruhsatsız silah taşıma” suçlarından yargılandı. Dava sürecinde saldırganın “pişmanlık” ibareleri ve “iyi hal” indirimleri dikkat çekti.
  • Hapis Cezası ve Para Cezasına Dönüşme: Saldırgan Şahin, toplamda yaklaşık 10 ay hapis yattıktan sonra tahliye edildi. Daha sonra verilen hapis cezalarının bir kısmı, günlüğü komik rakamlarla ifade edilen para cezalarına dönüştürüldü.
  • Azmettiricilerin Karanlığı: Saldırıyı asıl planlayan ve arkasındaki güçlere dair soruşturmalar hiçbir zaman derinleştirilmedi. Dündar’ın yeni kitabında Arjantin’de görüştüğü isimler, işte bu “eksik bırakılan” soruşturmanın asıl muhataplarını ve saldırının hazırlık safhasını ilk kez ifşa ediyor.

Bu olay, Can Dündar için sadece fiziksel bir tehdit değil, aynı zamanda Türkiye’deki yargı bağımsızlığının ve basın özgürlüğünün sona erişinin sembollerinden biri haline geldi. Kitap, işte bu kurşunların sadece bir silahın namlusundan değil, bir sistemin içinden nasıl çıktığını adım adım takip ediyor.

Henüz Sadece Almanca: “Bir Gün Türkçe de Yayınlanmalı”

Şu an için sadece Almanca olarak okurla buluşan “Ich traf meinen Mörder”, Avrupa medyasında geniş yankı buldu. Dündar, bu karanlık girişimin perde arkasını herkesin öğrenmesi ve sorumluların hesap vermesi için kitabın bir gün mutlaka Türkçe de yayımlanmasını arzu ettiğini belirtiyor. Kitap, sürgündeki bir gazetecinin kaleminin hiçbir zaman paslanmayacağının ve gerçeğin er ya da geç gün yüzüne çıkacağının bir simgesi niteliğinde.

Can Dündar’ın Galiani Berlin yayınevinden çıkan 'Ich traf meinen Mörder' kitabının orijinal kapağı. Kapakta Can Dündar bir sandalyede otururken görülüyor.

Teknik Künye:

  • Kitap Adı: Ich traf meinen Mörder (Katilimle Buluştum)
  • Yayınevi: Galiani Berlin
  • Çevirmen: Sabine Adatepe
  • Sayfa Sayısı: 208
  • İçerik: Araştırmacı Gazetecilik / Biyografi / Siyasi Analiz
  • Durum: Almanca (Türkçe baskı için henüz bir tarih bulunmuyor)

📝 Editör Notu:

Gazetecilik, sadece haber yazmak değil, aynı zamanda haksızlığa karşı bir hafıza oluşturmaktır. Can Dündar, ‘Katilimle Buluştum’ ile bu hafızayı diri tutuyor. Avusturya’da gazetesi ailesi olarak, sürgündeki meslektaşlarımızın sesi olmaya, onlarla omuz omuza durmaya ve bu değerli eserlerin daha geniş kitlelere ulaşmasına aracılık etmeye devam edeceğiz. Hakikatin izini süren, baskılara rağmen susmayan ve kalemini asla bırakmayanlara selam olsun!

Haber Merkezi

Avusturya'da Gazetesi resmi haber masası. Avusturya, Türkiye ve dünya gündeminden en sıcak gelişmeleri, anlık son dakika haberlerini, ekonomi, siyaset ve yaşam başlıklarını profesyonel gazetecilik ilkeleriyle okuyucuya aktarıyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu