Hükümetin bütçe açığını kapatmak için hazırladığı 5,1 milyar Euro’luk dev tasarruf paketi, Avusturya’da çalışan yüz binlerce kişinin cüzdanını doğrudan hedef alıyor. İşsizlik sigortası primlerindeki indirimlerin kaldırılması ve aile yardımlarındaki yeni kısıtlamalarla birlikte, özellikle düşük gelirli çalışanlar ve kadınlar yıllık bazda 700 Euro’yu aşan ciddi kayıplarla karşı karşıya kalacak.
Haber Merkezi / Viyana
Avusturya ekonomisinde beklenen “acı reçete” resmiyet kazandı. Hükümetin 2028 yılına kadar bütçeyi dengelemek adına hayata geçirmeyi planladığı tasarruf önlemleri, sadece teknik bir düzenleme değil, çalışanların net gelirini eriten bir mali operasyona dönüştü. Mevcut sistemde düşük gelirliyi koruyan “kademeli prim” uygulaması sona ererken, artık brüt maaşı ne olursa olsun her çalışandan sabit oranda kesinti yapılması öngörülüyor. Enflasyon ve hayat pahalılığıyla mücadele eden halk için bu durum, alım gücünde yeni bir gedik anlamına geliyor.
Sistem Değişikliği: Kademeli Koruma Bitiyor
Bugüne kadar uygulanan sistemde, brüt maaşı 2.225 Euro’nun altında kalan çalışanlar işsizlik sigortası primi (AMS) ödemiyor veya çok düşük oranlarda ödüyordu. Yeni düzenleme ile:
- Sabit Oran: Gelir seviyesi gözetmeksizen herkesten %2,95 oranında sabit işsizlik sigortası primi kesilecek.
- Muafiyetlerin Sonu: Eskiden koruma altında olan düşük gelirli grup, ilk kez bu yükün altına girecek.
Cinsiyet Adaletsizliği: 10 Mağdurdan 7’si Kadın!
Bu düzenlemeden etkilenecek olan 1,4 milyon kişinin 956 bini kadın. Yani her 10 mağdurdan 7’si kadın! Özellikle çocuk bakımı veya yaşlı bakımı nedeniyle tam zamanlı çalışamayan 580 bin yarı zamanlı (Teilzeit) çalışan kadın, bu ek prim yüküyle en çok sarsılacak grup.
Hükümetin Savunması: “Tam Zamanlıya Teşvik” Ekonomi Bakanı Wolfgang Hattmannsdorfer ise bu adımı eleştirilere karşı savunarak, düşük gelirliden yapılan kesintilerin aslında bir “tam zamanlı çalışmaya teşvik” olduğunu iddia ediyor. Hattmannsdorfer’e göre, aradaki net gelir farkını azaltarak insanları yarı zamanlı işlerden tam zamanlı istihdama yönlendirmek hedefleniyor. Ancak uzmanlar, faturanın yine ev ve aile yükünü sırtlayan kadınlara kesildiğine dikkat çekiyor.
Net Kayıp Tablosu: Cebinizden Ne Kadar Eksilecek?
Uzmanların yaptığı hesaplamalara göre, brüt maaşlara göre yaşanacak aylık ve yıllık net kayıplar şu şekilde:
| Brüt Maaş (Aylık) | Mevcut Net Maaş | Yeni Net Maaş | Aylık Net Kayıp |
| 1.500 Euro | 1.269 Euro | 1.225 Euro | -44 Euro |
| 1.600 Euro | 1.352 Euro | 1.307 Euro | -46 Euro |
| 1.700 Euro | 1.420 Euro | 1.380 Euro | -40 Euro |
| 1.800 Euro | 1.488 Euro | 1.445 Euro | -43 Euro |
| 1.900 Euro | 1.556 Euro | 1.511 Euro | -45 Euro |
| 2.000 Euro | 1.623 Euro | 1.576 Euro | -47 Euro |
| 2.100 Euro | 1.691 Euro | 1.641 Euro | -50 Euro |
| 2.180 Euro | 1.745 Euro | 1.694 Euro | -51 Euro (En Yüksek Kayıp) |
| 2.200 Euro | 1.757 Euro | 1.707 Euro | -50 Euro |
| 2.300 Euro | 1.800 Euro | 1.769 Euro | -31 Euro |
| 2.400 Euro | 1.859 Euro | 1.826 Euro | -33 Euro |
| 2.500 Euro | 1.900 Euro | 1.883 Euro | -17 Euro |
| 2.600 Euro | 1.957 Euro | 1.940 Euro | -17 Euro |
| 2.700 Euro | 1.997 Euro | 1.997 Euro | 0 Euro |
Tablo verilerine göre, 2.630 Euro üzerindeki maaşlarda kayıp azalırken, asıl darbe 2.200 Euro civarı kazanan “orta-alt” sınıfa iniyor.
Önemli Not: Brüt maaş yükseldikçe (örneğin 3.000 € ve üzeri), zaten yüksek prim ödendiği için bu değişimden kaynaklanan “ek kayıp” minimize oluyor. Bu da paketin faturasının aslen alt-orta sınıfa kesildiğini kanıtlıyor.
Bütçede Ek Darbeler: Kırpılan Diğer Ödemeler
Hükümetin bütçe paketi sadece işsizlik sigortası primiyle sınırlı kalmıyor. “Tasarruf” adı altında birçok sosyal ve yan ödeme de kesintiye uğruyor:
- Homeoffice Pauschale (Evden Çalışma Ödeneği): Pandemi döneminden bu yana uygulanan ve evden çalışanların masraflarına destek olan “Homeoffice ödeneği” tamamen kaldırılıyor.
- Aile Yardımı (Familienbonus) Kısıtlaması: 4 yaşından büyük çocuklar için tam aile yardımı alabilmenin şartı ağırlaştırılıyor. Artık bu yardımı tam alabilmek için her iki ebeveynin de çalışıyor olması gerekecek. Eğer bir anne evde çocuğuna bakıyor ve çalışmıyorsa, devlet aile yardımında kesintiye gidecek.
- Enflasyon Koruması (Valorisierung) Durduruldu: Aile ve sosyal yardımların enflasyon oranına göre her yıl otomatik olarak artırılması uygulaması bazı kalemlerde askıya alınıyor. Bu durum, yardımların hayat pahalılığı karşısında zamanla erimesi anlamına geliyor.
İşsizler ve Geringfügig Çalışanlar İçin Kritik Karar
Tasarruf paketi sadece çalışanları değil, iş arayanları da sert etkiliyor:
Emeklilik Yaşı: Hükümet, fiili emeklilik yaşını yükseltmek için erken emeklilik teşviklerini azaltmayı planlıyor.
Ek İş Yasağı: 2026’dan itibaren işsizlik maaşı (Arbeitslosengeld) alanların “Geringfügig” (aylık 518,44 € sınırındaki işler) kapsamında çalışması artık mümkün olmayacak.
Sosyal Yardım Düzenlemesi: Sosyal yardımların (Sozialhilfe) enflasyona göre otomatik artışı (Valorisierung) bazı alanlarda dondurulacak veya sınırlandırılacak.
Siyasi Tepkiler: “Düşük Gelirliye Gizli Vergi Artışı”
Düzenlemeye sadece çalışanlar değil, meslek örgütleri ve muhalefet de sert tepki gösteriyor. Avusturya İşçi Odası (AK) ve sendikalar, bu hamleyi “düşük gelirlilere yönelik gizli bir vergi artışı” olarak nitelendiriyor. Muhalefet kanadından gelen eleştirilerde ise, hükümetin bütçe açığını kapatmak için toplumun en kırılgan kesimini hedef seçtiği ve bu durumun sosyal adaleti zedeleyeceği vurgulanıyor.
📝 Editör Notu: Tasarruf mu, Sosyal Bir Darbe mi?
Hükümet, bu düzenleme ile 2028 yılına kadar bütçeye toplamda 664 milyon Euro ek gelir sağlamayı hedefliyor. Ancak rakamların ötesindeki gerçek oldukça sarsıcı: Bu bütçe operasyonunun faturası, oransal olarak yüksek gelirli kesime değil, her 10 mağdurdan 7’sinin kadın olduğu dar ve orta gelirli kitleye kesilmiş durumda.
Ekonomi Bakanlığı bu hamleyi “tam zamanlı çalışmaya teşvik” olarak pazarlasa da; evden çalışma ödeneğinin kaldırılması, aile yardımlarına getirilen kısıtlamalar ve düşük maaşlılardan alınan ekstra primler, aslında hayat pahalılığıyla boğuşan kesimin omuzlarına yeni bir yük bindiriyor. Anneler Günü’nde netleşen bu tablonun, “çalışmak ödüllendirilmeli” söylemiyle ne kadar örtüştüğü ve toplumsal barışı nasıl etkileyeceği, önümüzdeki dönemin en hararetli tartışması olmaya aday.





