Edebiyat

Can Dündar ve Marcus Bensmann’dan Almanya’ya Uyarı: Warnung an Deutschland

Gazeteci Can Dündar, Marcus Bensmann ile birlikte kaleme aldığı yakında yayımlanacak yeni kitabı Warnung an Deutschland ile bu kez Almanya’ya sesleniyor. Kitap; demokrasilerin nasıl aşındığını, özgür basının hangi aşamalarda baskı altına alındığını ve toplumların otoriterleşme karşısında ne zaman harekete geçmesi gerektiğini tartışıyor.

Haber Merkezi / Viyana

Türkiye’de gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılanan ve 2016’dan bu yana Almanya’da yaşayan gazeteci Can Dündar ve CORRECTIV kıdemli muhabiri Marcus Bensmann’ın ortak çalışması Warnung an Deutschland (“Almanya’ya Uyarı”), CORRECTIV Verlag tarafından 25 Ağustos 2026’da okurla buluşacak. Almanca yayımlanacak 112 sayfalık kitap, iki gazetecinin farklı ülkelerde edindikleri mesleki ve kişisel deneyimlerden hareketle demokrasi, basın özgürlüğü, propaganda ve siyasal baskı üzerine yoğunlaşıyor. 18 Euro fiyatla satışa sunulacak kitap şu anda ön siparişe açık.

Berlin’de re:publica 19 etkinliğinde mikrofonla konuşan gazeteci Can Dündar
Can Dündar, Berlin’de düzenlenen re:publica 19 etkinliğinde sürgün medyası ve dijital gazetecilik üzerine gerçekleştirilen panelde. | Fotoğraf: Jan Michalko / re:publica (8 May 2019)

Can Dündar’ın Türkiye Deneyimi Kitabın Çıkış Noktalarından Biri

Kitabın tanıtımında Can Dündar’ın Türkiye’de yaşadığı süreç özel bir yer tutuyor. 1961 doğumlu Dündar, Cumhuriyet gazetesinin genel yayın yönetmeniyken 2015 yılında Türkiye’den Suriye’ye yapılan ve Türk istihbaratıyla ilişkilendirilen silah sevkiyatlarına ilişkin görüntüleri yayımlamasının ardından tutuklandı, casusluk ve devlet sırlarını ifşa etmekle suçlandı ve “devlet düşmanı” ilan edildi. Daha sonra hakkında gıyabında 27 yılı aşan hapis cezası verildi. İstanbul Adliyesi önünde silahlı saldırıya uğrayan Dündar, saldırıdan yara almadan kurtuldu ve sonrasında Almanya’ya yerleşti.

CORRECTIV, bu deneyimi Dündar’ın “bir demokrasinin ne kadar hızlı değişebileceğini” bizzat yaşamış olması üzerinden kitabın temel çıkış noktalarından biri olarak sunuyor.

Google Google'da Avusturya'da Gazetesi'ni haber kaynağınız olarak ekleyin
Kaynak ekle →

Dündar, 2016’dan bu yana Berlin’de yaşıyor ve gazetecilik faaliyetlerini Almanya’dan sürdürüyor. Kariyeri boyunca çok sayıda belgesel hazırladı, Alman gazetesi Die Zeit için “Meine Türkei” başlıklı yazılar kaleme aldı. Almanya’daki çalışmalarını kurucusu ve genel yayın yönetmeni olduğu #ÖZGÜRÜZ üzerinden de sürdürüyor.

Temmuz 2026’da ARD’ye bağlı rbb’ye verdiği röportajda Dündar, gazeteciliğin özellikle günümüzde “gerçeğin yanında durmayı” gerektirdiğini vurgulamış ve Türkiye’de yaşadıklarına rağmen aynı haberleri yeniden yapacağını söylemişti.

Gazetecilik ve basın özgürlüğü alanındaki çalışmaları nedeniyle Dündar çok sayıda uluslararası ödüle layık görüldü. Bunlar arasında 2017 Avrupa Yılın Gazetecisi, Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (Reporter ohne Grenzen) İnsan Hakları Ödülü, Lew Kopelew Ödülü, Medya Özgürlüğü ve Geleceği Ödülü, Dünya Gazeteler ve Haber Yayıncıları Birliği’nin (WAN-IFRA) Golden Pen of Freedom ödülü, Gustav Heinemann Yurttaşlık Ödülü ve Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (Committee to Protect Journalists – CPJ) Uluslararası Basın Özgürlüğü Ödülü bulunuyor.

Dündar’ın son kitabı Ich traf meinen Mörder. Ein Journalist und die dunklen Seiten der Macht 2025 sonbaharında yayımlandı. Warnung an Deutschland ise Dündar’ın Türkiye’de edindiği gazetecilik ve sürgün deneyimini Almanya’daki demokrasi tartışmalarıyla buluşturan yeni çalışması olarak öne çıkıyor.

Kitabın Merkezinde Demokrasi ve Basın Özgürlüğü Var

Warnung an Deutschland, yalnızca Türkiye’ye ilişkin siyasi bir değerlendirme olarak kurgulanmıyor. Kitabın temel sorusu, bir demokrasinin hangi aşamada aşınmaya başladığının nasıl fark edilebileceği üzerine kuruluyor.

Dündar ve Bensmann; özgür basına yönelik baskılar, propaganda, yıldırma, muhaliflerin hedef alınması ve demokratik kurumların giderek zayıflatılması gibi süreçleri kendi gözlemlerinden hareketle ele alıyor. Kitapta, “Bir demokrasi ne zaman ölmeye başlar?” ve “Toplum ne zaman harekete geçmeli?” sorularının yanı sıra, demokratik düzenlerin kendi karşıtlarına karşı hangi araçlarla mücadele edebileceği de tartışılıyor.

Kitabın odağında ayrıca özgürlük, propaganda ve demokrasinin düşmanlarıyla nasıl mücadele edilmesi gerektiği sorusu da yer alıyor. Bu yönüyle eser, yalnızca otoriterleşmenin belirtilerini sıralamakla kalmıyor; demokratik toplumların bu süreçlere karşı nasıl bir tutum geliştirebileceğini de tartışmaya açıyor.

Kitabın tartıştığı başlıklardan biri de Almanya’da uzun süredir kamuoyunun gündeminde olan AfD’ye yönelik olası yasaklama süreci. Dündar ve Bensmann, demokratik sistemlerin özgürlük alanını korurken, bu sistemi ortadan kaldırmayı hedefleyen yapılara karşı nasıl pozisyon alması gerektiği sorusunu da gündeme getiriyor.

Marcus Bensmann Otoriter Rejimleri Yakından İzledi

Kitabın diğer yazarı Marcus Bensmann ise 2014’ten bu yana araştırmacı gazetecilik kuruluşu CORRECTIV’te kıdemli muhabir olarak görev yapıyor. Bensmann, kariyeri boyunca özellikle Özbekistan, Kazakistan ve Ukrayna gibi ülkelerde otoriter yönetimler, siyasal şiddet ve savaş ortamlarında çalıştı. CORRECTIV’te MH17 sefer sayılı uçağın düşürülmesi ve siyasi finansman gibi konularda da araştırmalar yürüttü.

Bu nedenle kitap, yalnızca Dündar’ın Türkiye deneyimine dayanmıyor. İki yazarın farklı coğrafyalarda otoriterleşme, devlet baskısı ve medya üzerindeki müdahaleler konusunda edindikleri deneyimler, Almanya’daki demokratik düzen üzerine ortak bir değerlendirmeye dönüşüyor.

“Almanya’ya Uyarı” Neden Şimdi?

Kitabın adı doğrudan Almanya’ya yönelik bir çağrı taşıyor. Yazarlar, otoriterleşmenin yalnızca uzak ülkelerde görülen veya belirli toplumlara özgü bir süreç olmadığını savunuyor. CORRECTIV’in tanıtımında kitap, Almanya’daki demokrasi için bir “uyandırma çağrısı” olarak nitelendiriliyor.

Dündar’ın Türkiye’de yaşadığı siyasi ve hukuki süreç ile Bensmann’ın Orta Asya ve Ukrayna’daki gözlemleri, Almanya’daki mevcut demokratik tartışmalarla birlikte ele alınıyor. Kitabın temel yaklaşımı, demokratik kurumların bir anda değil; basının baskı altına alınması, propaganda mekanizmalarının güçlenmesi, muhaliflerin yıldırılması ve toplumsal kutuplaşmanın derinleşmesi gibi aşamalar üzerinden zayıflayabileceği fikrine dayanıyor.

Önsözü Claus Kleber Yazdı

Kitabın kişisel önsözü, uzun yıllar Alman kamu yayıncısı ZDF’nin en tanınmış haber sunucularından biri olan gazeteci Claus Kleber tarafından kaleme alındı.

Kleber, özgür basına yönelik saldırılar ve kamusal gerçeklik üzerinde hakimiyet kurma mücadelesinin otoriter güçlerin demokrasiye karşı kullandığı temel yöntemler arasında olduğunu belirtiyor. Dündar ve Bensmann’ın kişisel deneyimlerinin de kitaptaki uyarıya özel bir ağırlık kazandırdığı değerlendirmesinde bulunuyor.

25 Ağustos’ta Yayımlanacak

Warnung an Deutschland, CORRECTIV Verlag tarafından yayımlanacak. Almanca hazırlanan kitap 112 sayfadan oluşuyor ve softcover formatında satışa sunulacak. Kitap halen ön siparişe açık durumda.

Kitap: Warnung an Deutschland
Yazarlar: Can Dündar, Marcus Bensmann
Yayınevi: CORRECTIV Verlag
Yayın tarihi: 25 Ağustos 2026
Dil: Almanca
Sayfa sayısı: 112
ISBN: 978-3-948013-48-6
Fiyat: 18 Euro

Can Dündar’ın Türkiye’deki gazetecilik deneyiminin Almanya’daki demokrasi tartışmalarıyla buluştuğu kitap, iki gazetecinin yaşadıkları üzerinden özgür basının, demokratik kurumların ve toplumsal tepkinin otoriterleşme karşısındaki rolünü sorguluyor.


📝Editörün Notu:

Warnung an Deutschland, Can Dündar’ın Türkiye’de yaşadığı gazetecilik ve sürgün deneyimini Marcus Bensmann’ın otoriter rejimler ve savaş bölgelerindeki gözlemleriyle buluşturması bakımından dikkat çekici bir çalışma. Kitabın asıl ağırlığı, yalnızca geçmişte yaşananları anlatmasında değil; demokratik toplumların benzer süreçleri ne kadar erken fark edebildiği ve buna nasıl karşılık verdiği sorusunu Almanya üzerinden yeniden gündeme taşımasında yatıyor.

Haber Merkezi

Avusturya'da Gazetesi resmi haber masası. Avusturya, Türkiye ve dünya gündeminden en sıcak gelişmeleri, anlık son dakika haberlerini, ekonomi, siyaset ve yaşam başlıklarını profesyonel gazetecilik ilkeleriyle okuyucuya aktarıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu