Avusturya’da Casusluk Depremi: 36.000 Polisin Verisi Moskova’nın Elinde mi?
Avusturya, tarihinin en büyük güvenlik ve istihbarat skandallarından biriyle çalkalanıyor. Eski FPÖ Milletvekili ve partinin eski güvenlik sözcüsü Hans-Jörg Jenewein’in merkezinde olduğu skandal, Avusturya polis teşkilatının (Exekutive) mahremiyetini ve devletin güvenliğini doğrudan tehdit eder boyuta ulaştı.
Mustafa ILHAN / Viyana
USB Bellekteki Şok Veriler: 36.000 İsim
Son ortaya çıkan bilgilere göre, Jenewein’in evinde yapılan aramalarda ele geçirilen bir USB bellek, skandalın seyrini değiştirdi. Belleğin içerisinde, Avusturya genelinde görev yapan yaklaşık 36.000 polis memuruna ait; isimler, personel numaraları ve doğum tarihleri gibi son derece hassas kişisel veriler bulundu.
ÖVP Genel Sekreteri Nico Marchetti, bu durumu “hukuk devletine karşı yapılmış devasa bir saldırı” olarak nitelendirirken, verilerin yasa dışı yollarla elde edildiğini ve muhtemelen Rus istihbarat servislerine sızdırıldığını belirtti.
“Kreml’in Veri Tedarikçisi FPÖ mü?”
Yeşiller Partisi’nden Alma Zadić ve Agnes Sirkka Prammer, olayı bir “siber güvenlik felaketi” olarak tanımlayarak şu soruyu sordu: “FPÖ, Kremlin için bir veri tedarikçisi mi?” İddialara göre bu sızıntı, sadece isim listelerinden ibaret değil. Bu veriler üzerinden yapılacak analizler;
- Polisin operasyonel kapasitesini,
- Gizli birimlerin yapısını,
- Ve memurların Rus casuslar tarafından şantaj veya devşirme amacıyla hedef alınmasını mümkün kılıyor.
Herbert Kickl’in Gölgesi
Eleştirilerin asıl hedefinde ise FPÖ lideri ve eski İçişleri Bakanı Herbert Kickl var. Verilerin, Kickl’in bakanlık yaptığı dönemdeki bağlantılar kullanılarak elde edildiği öne sürülüyor. Marchetti’nin ifadesiyle, “Kendini vatansever olarak pazarlayıp Avusturya emniyet güçlerinin verilerini dış güçlere servis edenler, aslında birer polis düşmanıdır.”
Siyasi Artçı Şoklar: Rusya Araştırma Komisyonu
Yeşiller Partisi, skandalın tüm boyutlarıyla aydınlatılması için Avusturya Parlamentosunda acil bir “Rusya-Araştırma Komisyonu” kurulmasını talep ediyor. Bu komisyonun; FPÖ ile Putin yönetimi arasındaki finansal ağları, “köstebek” iddialarını ve sızdırılan verilerin akıbetini incelemesi bekleniyor.
Uluslararası Yalnızlık
Haberlerde dikkat çeken bir diğer nokta ise FPÖ’nün uluslararası müttefiklerini kaybetmesi. Macaristan’da Viktor Orbán’ın iktidardan düşmesiyle birlikte, Kickl’in “Trump-Putin-Orbán” eksenindeki en önemli kalelerinden birinin yıkıldığı ve FPÖ’nün Avrupa arenasında giderek yalnızlaştığı vurgulanıyor.
Analiz: 2015 yılında Bundesrat kürsüsünde gördüğümüz Jenewein’in, 2026 yılında bir “casusluk” davasının baş şüphelisi haline gelmesi, Avusturya’da sadece bir partinin değil, devletin bağışıklık sisteminin de sorgulanmasına neden oluyor. Şimdi tüm gözler yargıda ve kurulması beklenen araştırma komisyonunda.
Avusturya yasaları uyarınca, hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmayan tüm şüpheliler için masumiyet karinesi geçerlidir.



