AB Liderler Zirvesi’nde 2028-2034 bütçesi, Ukrayna ve Batı Balkanlar’ın genişleme süreci ile Çin odaklı ekonomik ilişkiler masaya yatırıldı. Avusturya, birlik bütçesinde kesinti talep ederken göç yönetiminde ise “sıfır tolerans” vurgusu yaptı.
Haber Merkezi / Brüksel
Avusturya Federal Başbakanı Christian Stocker, Brüksel’de gerçekleştirilen Avrupa Konseyi Zirvesi kapsamında yaptığı açıklamalarda, Avrupa Birliği’nin mali kaynaklarının sorumlu bir şekilde kullanılması gerektiğine dikkat çekti. 2028-2034 yıllarını kapsayan Çok Yıllı Mali Çerçeve (MFF) müzakereleri, AB’nin genişleme politikaları ve Çin ile ekonomik rekabet gücü gibi stratejik konuların ele alındığı zirvede, Avusturya’nın bütçe kısıtlaması konusundaki net tavrı ortaya konuldu.
Avusturya AB Bütçesinde Belirgin Kesintiler Talep Ediyor
Başbakan Christian Stocker, Avrupa Komisyonu tarafından sunulan mevcut bütçe önerisinin yapılan ilk düzenlemelere rağmen halen çok yüksek olduğunu belirtti. Yaklaşık 2 trilyon Euro seviyesinde bulunan bütçe teklifinin belirgin bir şekilde düşürülmesi için Avusturya’nın diğer benzer görüşteki ülkelerle ortak hareket edeceğini vurgulayan Stocker, şu ifadeleri kullandı:
“Net katkı sağlayan ülkeler AB’nin bankamatiği değildir. Çok Yıllı Mali Çerçeve müzakerelerinde Avusturya’nın pozisyonu son derece nettir. Şu an masada olan yaklaşık 2 trilyon Euro tutarındaki bütçe önerisi çok fazladır. Avrupa daha pahalı değil, daha verimli olmak zorundadır. Ulusal düzeyde tasarrufa gidiyorsak, bu durum AB düzeyine de yansımalıdır. Brüksel’de müzakere edilen konu, vatandaşlarımızın vergi paralarıdır.”
Bütçede kesinti talep edilirken, bölgelere ve tarım sektörüne sağlanan fonların korunması gerektiğinin altını çizen Başbakan, AB’nin ekonomik büyüme ve küresel rekabet gücünü artırmasının önemine değindi.
Genişleme Sürecinde Performans Odaklı Yaklaşım Kriteri
Ukrayna ile katılım müzakerelerinin başlatılması için gerekli şartların oluşmasını olumlu karşıladığını belirten Stocker, bunun yalnızca bir başlangıç adımı olduğunu hatırlatarak, “Müzakereler başlıyor, bitmiyor” dedi. Avusturya için tüm aday ülkelere aynı ölçütlerin uygulanmasının kırmızı çizgi olduğunu ifade eden Başbakan, performans odaklı yaklaşımın önemini şu sözlerle aktardı:
“Ukrayna’nın birliğe katılımı, doğal olarak savaşın sona ermesini ve Ukrayna’nın belirlenen şartları ile görevleri yerine getirmesini gerektirmektedir. Bu performans tabanlı yaklaşım, Ukrayna ve Moldova için olduğu kadar Batı Balkanlar’daki tüm devletler için de geçerlidir.”
Çin ile Ticaret Defisiti ve Rusya ile Diplomasi Kanalları
Zirvede AB-Çin ekonomik ilişkileri de detaylı şekilde ele alındı. Avrupa Birliği’nin Çin karşısında günlük 1 milyar Euro ticaret bilançosu açığı verdiğini kaydeden Stocker, bu durumun harekete geçmeyi gerektiren ciddi bir dengesizlik olduğunu ifade etti. AB’nin ortak çıkarlar doğrultusunda iş birliği yaparken, mevcut dengesizlikleri de ortadan kaldıracak stratejik ve birlik içinde bir yaklaşım bulması gerektiğini ekledi.
Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Başbakan, diplomatik kanalların açık tutulması yönünde görüş bildirerek “Her barış görüşmelerle başlar” dedi. Ancak mevcut tabloda Rusya’nın ve özellikle Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir barış çözümü için müzakere masasına oturma niyetinde olduğuna dair bir izlenim taşımadığını da sözlerine ekledi.
Göç Politikasında “Sıfır Tolerans” İçin Ortak Girişim
Zirve marjında Avusturya, İtalya ve Danimarka başbakanlarının öncülüğünde, toplam 19 AB üyesi devletin lideriyle birlikte Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’ya hitaben ortak bir açık mektup yayınladı.
Mektupta, sığınma başvurusu süreçlerinin ve sınır dışı işlemlerinin üçüncü ülkelerde kurulacak ortak geri gönderme merkezleri aracılığıyla kararlı bir şekilde yürütülmesi talep edildi. Başbakan Stocker, Avusturya’nın iç politikada uyguladığı göç yaklaşımını Avrupa geneline yaymayı hedeflediklerini belirterek şu açıklamada bulundu:
“Yıllardır Brüksel’de kararlı bir iltica ve göç politikası için mücadele ediyoruz ve bu çabalar artık sonuç veriyor. Avrupa düzeyinde artık doğru öncelikler belirleniyor: Daha hızlı sığınma prosedürleri, AB dış sınırlarında işlemler ve en önemlisi, kalma hakkı bulunmayanların kararlı bir şekilde geri gönderilmesi. Güçlerimizi birleştirmeli ve yeni imkanları sonuna kadar değerlendirmeliyiz. Bu sayede Avusturya’daki sıfır toleranslı göç politikamızın Avrupa genelinde de kabul görmesini sağlayabiliriz.”
📝Editör Notu:
Avusturya, Avrupa Birliği genelinde kişi başına düşen milli gelire oranla birliğe en çok mali katkı sağlayan ülkelerin başında gelmektedir. Başbakan Stocker’ın bütçede kesinti ısrarı, doğrudan Avusturya iç siyasetindeki vergi mükelleflerinin üzerindeki yükü hafifletme stratejisine dayanmaktadır. Diğer yandan, göç yönetiminde 19 ülkenin ortak deklarasyonla talep ettiği “üçüncü ülkelerde geri gönderme merkezleri kurulması” modeli, AB’nin mevcut sığınma hukuku (Dublin Prosedürü) için radikal bir dönüm noktası anlamını taşımaktadır.





