Avusturya siyaseti, eski Şansölye Alfred Gusenbauer’in evine yapılan şafak baskınıyla sarsılıyor. FPÖ Genel Sekreteri Michael Schnedlitz, milyonluk yolsuzluk iddiaları karşısında sessiz kalan SPÖ lideri Andreas Babler’e adeta ateş püskürdü: “Sessizlik onaylamaktır, Babler derhal hesap vermeli!”
Haber Merkezi / Viyana
Avusturya’da siyaset kazanı, eski Sosyal Demokrat (SPÖ) Başbakanı Alfred Gusenbauer’in adının karıştığı “Signa skandalı” ile yeniden kaynamaya başladı. Adli makamların, Gusenbauer’in ikametgahında “emniyeti suiistimal” şüphesiyle arama yapması, muhalefet kanadında büyük bir yankı uyandırdı. Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) kanadından gelen açıklamalar ise mevcut SPÖ yönetimini köşeye sıkıştıracak cinsten.
“Gusenbauer Yoksa SPÖ de Yoktur!”
FPÖ Genel Sekreteri ve Milletvekili Michael Schnedlitz, yaptığı sert açıklamada SPÖ lideri Andreas Babler’i “saklanmakla” suçladı. Schnedlitz, Gusenbauer’in hâlâ partinin bir parçası olduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Eski bir başbakanın ve hâlâ aktif bir parti üyesinin evine baskın yapılıyor ama mevcut genel başkan susuyor! Bu kabul edilemez. Eğer Gusenbauer’in SPÖ ile bir ilgisi yoksa, o zaman SPÖ diye bir parti de artık yoktur. Babler, bu kirli ilişkiler ağı hakkında derhal net bir açıklama yapmalıdır.”
Milyonluk “Signa” Şüphesi ve İhanet Suçlaması
Soruşturmanın odağında, batan gayrimenkul devi Signa grubu bulunuyor. Gusenbauer’in, iki Signa şirketinin denetleme kurulu başkanı olarak görev yaptığı dönemde “milyonluk yolsuzluk” ve “güveni kötüye kullanma” suçlarına karıştığı iddia ediliyor. FPÖ’lü Schnedlitz, SPÖ’nün her zaman “küçük adamın savunucusu” maskesiyle siyaset yaptığını ancak bu skandalların gerçeği ortaya çıkardığını savundu: “Halkın cebini düşündüğünü söyleyenler, işin aslına gelince yüksek maaşlar ve yolsuzluk dosyalarıyla anılıyorlar.”
Babler İçin “Geçmişin Gölgesi” Giderek Büyüyor
FPÖ, Andreas Babler’in sadece bugünkü sessizliğini değil, geçmişteki vukuatlarını da hatırlattı. Babler’in Traiskirchen Belediye Başkanlığı dönemindeki “çifte maaş” tartışmalarına gönderme yapan Schnedlitz, SPÖ liderinin kriz anlarında “yeraltına inme” alışkanlığı olduğunu iddia etti. Özellikle casusluk skandallarında adı geçen Egisto Ott meselesindeki sessizliğin, Gusenbauer baskınıyla birleştiğinde artık bir “yönetim zafiyetine” dönüştüğü vurgulandı.
Süreç Nasıl İlerleyecek?
Hukuki süreçte tüm taraflar için “masumiyet karinesi” geçerli olsa da, siyasi arenada kılıçlar çoktan çekildi. Avusturya kamuoyu şimdi şu soruya yanıt arıyor: Andreas Babler, partisinin en ağır toplarından birinin evine yapılan bu baskın sonrası “şeffaflık” sözünü tutup kürsüye çıkacak mı, yoksa FPÖ’nün iddia ettiği gibi sessizliğe mi bürünecek?
📝 Editör Notu:
“Bir ülkenin siyasi hafızası, o ülkenin en yüksek makamlarında oturanların yargı karşısındaki duruşuyla şekillenir. Eski bir başbakanın evine giren emniyet güçleri, aslında bir partinin geçmişteki tüm yönetim anlayışını da sorgulamaya açmıştır. Yolsuzluk iddiaları karşısında ‘bekle-gör’ politikası izlemek, modern demokrasilerde genellikle güven kaybıyla sonuçlanır. Avusturya halkı, sadece kimin suçlu olduğunu değil, kimin bu suçlara karşı dik durduğunu da görmek istiyor.”
Not: Haberde yer alan iddialar siyasi tarafların görüşlerini yansıtmakta olup, adı geçen şahıslar hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı sürece Suçsuzluk Karinesi (Es gilt die Unschuldsvermutung) geçerlidir.



