DünyaGündemSon Dakika

Macaristan Sandık Başında: 16 Yıllık “Orbán Devri” Kapanıyor mu?

Macaristan’da sandıklar hala açık ve Avrupa’nın kalbi Budapeşte’de atıyor. Ülke, modern tarihinin en büyük siyasi hesaplaşmasına sahne olurken, 16 yıllık Viktor Orbán iktidarı ilk kez devrilme riskiyle bu kadar yakından yüzleşiyor.

Mustafa İLHAN/BUDAPEŞTE

Macaristan halkı, bugün yerel saatle 06:00’da sandık başına gitmeye başladı. Katılım oranları, sabahın ilk saatlerinden itibaren tarihi rekorlara işaret ediyor. Yaklaşık 8 milyon seçmenin oy kullanması beklenen seçimde, sadece yeni parlamento değil, Macaristan’ın Batı ittifakındaki yeri de oylanıyor.

Güncel Durum ve Katılım Oranları

  • Katılım Patlaması: Macaristan Ulusal Seçim Ofisi’nin verilerine göre, öğleden sonra saat 17:00 itibarıyla katılım oranı %67,8’e ulaşarak modern Macaristan tarihinin rekorunu kırdı. 2022 seçimlerinde aynı saatte katılım %62,9’du. Yani rekor katılım trendi sadece devam etmiyor, aynı zamanda ivme kazanıyor. Bu devasa artış, hem iktidarın hem de muhalefetin tabanını mobilize ettiğini kanıtlıyor. Seçmen katılımının son 30 yılın en yüksek seviyelerine ulaştığı görülüyor. Analistler, bu yüksek katılımın genellikle “statükodan memnun olmayan” ve özellikle değişim isteyen genç seçmenin sandığa gitmesinden kaynaklandığını, bunun muhalefet lehine bir rüzgar yaratabileceğini belirtiyor.
  • Anketler Ne Diyor? Seçim yasakları öncesi yayınlanan son anketlerde (Medián, 21 Kutatóközpont), Péter Magyar liderliğindeki TISZA Partisi %48-%56 bandında seyrederek, Orbán’ın partisi Fidesz’i (%37-%46) geride bırakmış görünüyor. Ancak Macaristan’ın karmaşık seçim sistemi (gerrymandering), muhalefetin meclis çoğunluğunu alabilmesi için en az %5’lik bir oy farkı atmasını zorunlu kılıyor.
  • Sandık Başında Gerginlik: Bazı seçim bölgelerinde yoğun katılım nedeniyle uzun kuyruklar oluştuğu, ancak genel olarak oylamanın huzurlu geçtiği bildiriliyor. Muhalif aday Péter Magyar, binlerce gönüllüyle sandık güvenliğini takip ettiklerini açıkladı.

Siyaset Sahnesinde Şok İtiraf

  • Orbán’dan Geri Adım Sinyali: Seçimin en çarpıcı gelişmesi, Başbakan Viktor Orbán’ın sabah saatlerinde yaptığı açıklama oldu. Orbán, muhalif lider Péter Magyar’ın “devasa bir zafer” elde etmesi durumunda, kurucusu olduğu Fidesz partisinin başkanlığından ayrılabileceğini ilk kez dile getirdi. Bu, Orbán cephesinde ilk kez “yenilgi ihtimalinin” ciddi şekilde masaya yatırıldığını gösteriyor.

Muhalefetin “Tarihi Yazıyoruz” Çıkışı

  • Péter Magyar: Oyunu kullandıktan sonra yaptığı açıklamada, bu seçimin bir siyasi yarıştan öte; “Doğu ile Batı, yolsuzluk ile temiz siyaset” arasında bir tercih olduğunu vurguladı. Magyar, on binlerce gönüllünün sandık başlarında usulsüzlüklere karşı nöbet tuttuğunu bildirdi.

Dünya ve Avrupa Birliği Ne Diyor?

  • Brüksel: Avrupa Birliği başkentleri nefesini tutmuş durumda. Birçok AB yetkilisi, “illiberal demokrasinin” kalesi olarak görülen Orbán’ın olası bir mağlubiyetini, Polonya’daki değişimden sonra Avrupa’daki sağ popülist dalganın kırılması olarak yorumluyor. AB, Magyar’ın kazanması durumunda dondurulan 22 milyar avroluk fonu hızla serbest bırakmaya hazır olduğunun sinyallerini veriyor.
  • Washington ve Moskova: Donald Trump ve yardımcısı JD Vance, Orbán’a açık destek mesajları gönderirken; Moskova, “stratejik ortağı” Orbán’ın koltuğunu korumasını umuyor. Seçim, bir anlamda “Atlantik mi, Avrasya mı?” sorusuna yanıt arıyor.

Batı ile Doğu Arasında Macaristan: Putin Faktörü

Viktor Orban ve Vladimir Putin ikili görüşme esnasında
Vladimir Putin ve Viktor Orbán (2016-02-17) | Fotoğraf: Kremlin.ru / CC BY 4.0

Seçimin sadece iç siyaset ve yolsuzluk iddialarıyla sınırlı kalmadığı, Macaristan’ın uluslararası arenadaki konumunun da oylandığı görülüyor. Viktor Orbán’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile olan “aykırı” dostluğu, muhalefetin en sert eleştiri oklarını yönelttiği alanlardan biri.

“Brüksel ve Moskova Arasında Bir Denge Oyunu:” Viktor Orbán’ın Vladimir Putin ile kurduğu yakın diyalog, Macaristan seçimlerinde muhalefetin en büyük eleştiri konularından biri. Orbán, bu ilişkiyi ‘ulusal çıkarlar’ olarak tanımlarken, muhalefet bunu ‘Batı’dan kopuş’ olarak nitelendiriyor.

Péter Magyar ve muhalefet cephesi, bu seçimi Macaristan’ın “Avrupa ailesine geri dönüşü mü yoksa Rusya’nın bir uydusu haline gelişi mi?” sorusuna verilecek bir yanıt olarak tanımlıyor. Orbán ise bu eleştirilere, Macaristan’ın enerji güvenliğini korumak ve ülkeyi “başkalarının savaşından” uzak tutmak zorunda olduğu cevabını veriyor.

Tanıdık Bir Model: Ankara-Budapeşte Hattında Stratejik Uyum

T.C. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Viktor Orban
T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde bir araya geldi. | Fotoğraf: T.C. Cumhurbaşkanlığı (tccb.gov.tr) – 08.12.2025

Viktor Orbán’ın 16 yıllık iktidarı boyunca inşa ettiği “Macaristan Modeli”, sadece Avrupa’da değil, bölgesel ittifaklarında da karşılık buluyor. Orbán’ın en yakın müttefiklerinden biri olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kurduğu “mükemmel” ilişki, sadece ekonomi ve savunma sanayii ile sınırlı kalmıyor; her iki liderin yönetim reflekslerindeki benzerlikler de dikkat çekiyor.

  • Model Benzerliği: Muhalif çevreler ve uluslararası analistler; medya üzerindeki merkezi kontrol, kamu ihalelerinin yakın çevrede toplanması ve Batı ile yaşanan dönemsel gerilimler konusunda iki liderin “benzer bir siyasi ajanda” izlediğini vurguluyor.
  • İddiaların Ortak Paydası: Orbán hakkında bugün sandığa yansıyan yolsuzluk ve otoriterleşme iddialarının, Ankara-Budapeşte hattındaki siyasi söylemlerde de sıkça benzer karşılıklar bulması, bugünkü seçimi Türkiye’deki siyasi aktörler için de yakından takip edilen bir “örnek vaka” haline getiriyor.

Seçimin Kalbindeki Tartışma: Viktor Orbán Hakkındaki İddialar

Seçimin bu denli çekişmeli geçmesinin en büyük nedeni, iktidar çevresine yönelik yıllardır biriken ve Péter Magyar tarafından meydanlarda tek tek sayılan iddialardır. İşte kamuoyunun gündemindeki o ağır suçlamalar:

1. “Avrupa’nın En Yolsuz Ülkesi” İddiası

Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International), 2024 ve 2025 raporlarında Macaristan’ı defalarca “Avrupa Birliği’nin en yolsuz ülkesi” olarak sınıflandırdı.

  • İddia: Kamu ihalelerinin neredeyse tamamının, Orbán’a sadık “oligarklar” tarafından paylaşıldığı öne sürülüyor.
  • Sonuç: Bu durum, AB’nin Macaristan’a yönelik yaklaşık 22 milyar avroluk fonu dondurmasına neden olan temel gerekçelerden biri oldu.

2. “Lőrinc Mészáros” ve Gizli Servet

Orbán’ın çocukluk arkadaşı ve eski bir tesisatçı olan Lőrinc Mészáros, birkaç yıl içinde Macaristan’ın en zengin insanı haline geldi.

  • İddia: Mészáros’un aslında Orbán’ın “kasası” olduğu ve servetinin gerçek sahibinin başbakan olduğu iddia ediliyor. Mészáros’un şirketlerinin, özellikle inşaat ve enerji sektöründeki dev devlet ihalelerini tek başına toplaması bu şüpheleri güçlendiriyor.
  • Örnek: Orbán’ın doğduğu köy olan Felcsút’a yapılan 200 milyon dolarlık ultra lüks stadyum ve akademi, bu “hısım akraba” ekonomisinin sembolü olarak gösteriliyor.

3. Aile Üyeleri ve Devlet İhaleleri

İddialar sadece arkadaşlarla sınırlı değil, doğrudan aile üyelerini de kapsıyor:

  • Damadı (István Tiborcz): Tiborcz’un sahibi olduğu şirketlerin, belediyelerin sokak aydınlatma ihalelerini şüpheli bir şekilde aldığı iddia edildi. AB Yolsuzlukla Mücadele Ofisi (OLAF) bu konuda soruşturma yürütmüş ve ihalelerde “usulsüzlükler” bulmuştu.
  • Babası (Győző Orbán): Başbakanın babasına ait maden şirketlerinin, devletun yol ve inşaat projelerine malzeme tedarik ederek devasa kârlar elde ettiği rapor ediliyor.

4. Pegasus Casus Yazılım Skandalı

Macaristan hükumetinin, İsrail menşeli Pegasus yazılımını kullanarak muhalif gazetecileri, iş insanlarını ve siyasetçileri yasa dışı şekilde dinlediği iddia ediliyor.

  • İddia: Ulusal güvenliği gerekçe göstererek yargı denetimi olmaksızın sivil toplumun gözetlendiği savunuluyor. 2024 ve 2025’te bu konuyla ilgili birçok dava açıldı ancak iktidar kontrolündeki yargı mekanizmaları nedeniyle bu dosyalar çoğu zaman kapatıldı.

5. Medya ve Yargı Üzerindeki Baskı

Macaristan’daki medya organlarının yaklaşık %80’inin, iktidara yakın bir vakıf (KESMA) çatısı altında toplandığı biliniyor.

  • İddia: Orbán’ın, bağımsız yargıçları zorla emekli ederek veya yerlerine sadık isimleri atayarak “hukukun üstünlüğünü” tamamen ortadan kaldırdığı ve denetimsiz bir güç elde ettiği öne sürülüyor.

Hükumetin Yanıtı: Viktor Orbán ve Fidesz partisi, tüm bu iddiaları “Soros destekli sol grupların ve Brüksel’in Macaristan’ı cezalandırma çabası” olarak nitelendiriyor. Orbán, kendisinin bir “mafya devleti” değil, “Hristiyan-demokrat ve ulusalcı” bir kale inşa ettiğini savunuyor.


Son Durum: Gözler Akşam 19:00’da

Sandıklar yerel saatle 19:00’da kapanacak. Budapeşte sokaklarında büyük bir heyecan ve yer yer gerginlik hakim. Péter Magyar, “Macaristan’ın özgürleşme günü” diyerek seçmenlerini sandıkları korumaya çağırırken; Orbán, “son büyük zaferimiz olacak” mesajını veriyor.

Halkın bu iddialara ne kadar inandığı ve değişim isteyip istemediği, bu gece yarısına doğru netleşecek sonuçlarla tüm dünyaya ilan edilecek.

📝Editör Notu: Sandıktaki İrade ve Demokrasinin Geleceği

Macaristan’da bugün kullanılan her oy, sadece bir siyasi partinin seçimi değil; hukukun üstünlüğünün, basın özgürlüğünün ve demokratik denetim mekanizmalarının bu topraklarda yeniden kök salıp salmayacağının beyanıdır. Gazetemiz, kurulduğu günden bu yana demokrasinin ancak şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle yaşayabileceğine inanmıştır.

Haberimizde yer verdiğimiz ve iktidarın en yakın halkasına kadar uzanan ağır yolsuzluk iddiaları, bir devletin demokratik bağışıklık sisteminin ne denli büyük bir saldırı altında olduğunu göstermektedir. Bağımsız yargının zayıflatıldığı, medyanın tek bir merkezden yönetildiği ve kamu kaynaklarının şahsi servetlere dönüştürüldüğü bir sistemde, en büyük ve en güçlü hakem halkın iradesidir.

Demokrasi, sadece dört yılda bir sandığa gitmek değil; iktidarın her adımının özgür medya ve bağımsız mahkemelerce denetlenebildiği bir yaşam biçimidir. Bugün Budapeşte sokaklarında gördüğümüz o uzun kuyruklar, halkın bu haklarına sahip çıkma kararlılığının en somut göstergesidir.

Macaristan halkı bugün yalnızca bir başbakan seçmiyor; Avrupa’nın ortasında yükselen “otoriterleşme” duvarına karşı demokratik değerlerin zaferini mühürlüyor. Unutulmamalıdır ki; şeffaflığın olmadığı yerde yolsuzluk, adaletin olmadığı yerde baskı hüküm sürer. Bizler, sonuç ne olursa olsun, demokrasinin ve halkın haber alma hakkının tarafında durmaya devam edeceğiz.

Çünkü biz biliyoruz ki; gerçekler gizlenemez ve halkın iradesinden daha büyük bir güç yoktur.

Mustafa Ilhan

Genel Yayın Yönetmeni

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu