Notalara Dökülen 20 Yıllık Sürgün: “Bir Sürgünün Not Defteri – Misina” İşçi Filmleri Festivali’nde!

Dünya 1 Mayıs İşçi Bayramı’na hazırlanırken, emeğin ve göçün sesi sanatla yankılanıyor. Usta sanatçı Fuat Saka’nın sürgün ve aidiyet hikayesini anlatan, yönetmenliğini Mert Güncüer’in üstlendiği “Bir Sürgünün Not Defteri – Misina” belgeseli, 21. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nin resmi seçkisinde yer alarak 1 Mayıs coşkusuna anlamlı bir katkı sundu.
Haber Merkezi/Viyana
Dünya genelinde milyonlarca emekçi 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın coşkusuna ve hak arama mücadelesine hazırlanırken; sanat dünyası da bu anlamlı günü “emeğin ve göçün” hikayeleriyle selamlıyor. Bu yıl “Sessizlerin Sesi” temasıyla 21. kez perdelerini açan Uluslararası İşçi Filmleri Festivali (İFF), usta sanatçı Fuat Saka’nın sarsıcı hayat hikayesini konu alan “Bir Sürgünün Not Defteri: Misina” belgeseline kapılarını açarak 1 Mayıs kutlamalarına sanatsal bir boyut kattı.
Yarın meydanlarda işçi hakları, adalet ve özgürlük sloganları yükselirken; festival ekranlarında da sürgünle geçen yirmi yılın, kaybolmayan bir aidiyet duygusunun ve notalarla örülen bir direnişin öyküsü konuşulacak. Yönetmenliğini Mert Güncüer’in üstlendiği yapım, festivalin resmi seçkisinde yer alarak, toplumsal hafızayı diri tutan en önemli eserlerden biri olarak izleyiciyle buluşuyor.

Sürgünden Meydanlara Bir Ses: 20 Yıllık Hasretin Notaları
Yönetmen koltuğunda Mert Güncüer’in oturduğu belgesel, sadece bir sanatçının biyografisini değil; aynı zamanda bir dönemin siyasi iklimini ve bitmek bilmeyen “aidiyet” arayışını merkezine alıyor.
“Bir Sürgünün Not Defteri: Misina”, siyasi görüşleri ve 1979 arifesinde uğradığı faşist saldırı nedeniyle 1980 darbesinden hemen önce Türkiye’yi terk etmek zorunda kalan devrimci müzisyen Fuat Saka’nın anıları etrafında gelişiyor. Kaçışının ardından yaklaşık 20 yılını sürgünde geçiren Saka’nın müziği de bu süreçte şekilleniyor. Sürgüne beraberinde götürdüğü Anadolu melodilerini farklı kültürlerin tınılarıyla harmanlayan usta sanatçı, bugün “Dünya Müziği” olarak adlandırılan türün de öncülerinden biri haline geliyor. Yapım, izleyiciyi zamanda ileri ve geri götürürken, Saka’nın hayatındaki iniş çıkışları ve gurbette geçen yirmi yılın sanatsal dönüşümünü gözler önüne seriyor.
“Sessizlerin Sesi Olmak”
1 Mayıs arifesinde gelen bu haber, festivalin bu yılki sloganı olan “Sessizlerin Sesi” temasıyla da tam örtüşüyor. SPÖ gibi geleneksel yapıların kimlik krizi yaşadığı, basın özgürlüğünün kısıtlandığı bir dönemde; Fuat Saka gibi sanatçıların göçmen ve işçi sınıfının hafızasını taze tutan işleri, toplumsal belleği diri tutuyor.
📝 Editör Notu: Misina’daki Düğüm
Fuat Saka, onlarca yıl boyunca Avrupa’nın meydanlarında işçilerle beraber türküler söyledi, gurbetin yükünü notalarıyla hafifletti. Bugün “Bir Sürgünün Not Defteri – Misina” belgeselinin bir İşçi Filmleri Festivali’nde yer alması, sanatın en büyük eylem olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yarın 1 Mayıs… Kimileri sloganıyla, kimileri de Fuat Saka gibi “notalarıyla” meydanda olacak. İyi ki varsın usta!





