Komedyen Deniz Göktaş ‘Ölü Deniz’ Soruşturması Kapsamında Gözaltına Alındı
YouTube’da yayımlanan ve kısa sürede milyonlarca kez izlenen “Ölü Deniz” adlı tek kişilik gösterisindeki ifadeleri nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş, yurt dışı dönüşü İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı. Göktaş’a “dini değerleri aşağılama”, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamalarının yöneltildiği belirtildi.
Haber Merkezi / İstanbul
Sosyal medya ve video paylaşım platformu YouTube’da 24 Haziran’da yayınlanan “Ölü Deniz” adlı gösterisiyle gündem yaratan komedyen Deniz Göktaş, İstanbul Havalimanı’nda pasaport kontrolü sırasında gözaltına alındı. Önceden planlanmış bir tatil dönüşü yakalandığı belirtilen Göktaş, sağlık kontrolünün ardından Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Basına yansıyan ilk görüntülerde Göktaş’a ters kelepçe takıldığı görülürken, emniyet kaynaklarından edinilen bilgiye göre geceyi emniyette geçirecek olan komedyenin cuma günü adliyeye sevk edilmesi planlanıyor.
Resen Soruşturma: 185 CİMER Başvurusu ve Suçlamalar
Adalet Bakanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gözaltı işleminin ardından hukuki sürecin detaylarına ilişkin resmi açıklamalarda bulundu. Bakanlık, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) intikal eden 185 adet şikayet başvurusunun aynı konuya ilişkin olması nedeniyle toplu olarak değerlendirildiğini ve 02/07/2026 tarihi itibarıyla soruşturmanın adli adıma dönüştüğünü belirtti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen resen soruşturma kapsamında Göktaş’a şu suçlamalar yöneltiliyor:
- “Cumhurbaşkanına hakaret”
- “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama”
- “Halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılama”
Sürecin ilk sinyalleri, 27 Haziran’da Büyük Birlik Partisi (BBP) Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Samet Bağcı’nın, gösteride dini değerlere hakaret edildiğini öne sürerek hukuki süreç başlatacaklarını açıklamasıyla gelmişti. Başsavcılık ise yaptığı son açıklamada, “Bir kısım sosyal medya platformlarında yayınlamış olduğu içeriklerde suç unsuru ifadeler tespit edilen şüpheli Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatılmıştır” ifadesini kullandı.
Bir Haftada 8,5 Milyon İzlenme ve Sansür Dalgası
Deniz Göktaş’ın 24 Haziran’da şahsi YouTube kanalında yayımladığı “Ölü Deniz” adlı tek kişilik gösterisi, dijital dünyada adeta infial yaratarak bir hafta içinde 8,5 milyonun üzerinde görüntülenme aldı.
İstanbul Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda kaydedilen gösteri; güncel iç siyasetten uyuşturucu soruşturmalarına, Antik Yunan felsefesinden televizyon yorumcularına kadar oldukça geniş ve cesur bir yelpazede hicivler barındırıyor. Ancak gösterinin yayılmasının ardından, öne çıkan bazı kesitlerin yer aldığı X (Twitter) paylaşımlarına “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle erişim engeli getirilmiş ve bu kesitler Türkiye’de görünmez kılınmıştı.
İLGİLİ HABER | Mizah ve İfade Özgürlüğü Tartışması: Deniz Göktaş’ın ‘Ölü Deniz’ Gösterisine Erişim Engeli
Göktaş Gözaltı Öncesi Ne Demişti?
Hakkındaki soruşturma iddiaları ilk yayıldığında seyahatte olan Deniz Göktaş, 28 Haziran’da yaptığı açıklamada turne ve tatil planının önceden yapıldığını vurgulayarak, “Dönmemi gerektiren bir durum olursa ilk uçakla dönerim” demişti.
Genç komedyen, gözaltına alınmadan önceki son paylaşımında (29 Haziran) ise şu ifadeleri kullanmıştı:
“Gösterinin tamamı hala Youtube’da. Çok soru gelmiş, bana ulaşan resmi bir bilgi yok. Olursa buradan bilgilendiririm. Ne olursa olsun Türkiye dışında yaşamak ya da stand up yapmak gibi bir planım yok, çünkü tadı olmaz.”
Sanat ve Siyaset Dünyasından Tepkiler Çığ Gibi
Göktaş’ın havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alınması, sosyal medyada, sanat camiasında ve muhalefet kanadında sert tepkilere yol açtı:
- Şevket Çoruh (Tiyatro Sanatçısı): “Sen bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün. Devlet ise ‘gülme sırası bizde’ deyip komedyeni gözaltına almış. Gülmek serbest, güldürmek şüpheli; şaka yapmak kabahat, şakaya alınmak devlet ciddiyeti. Memleket, kahkahaya bile tutanak tutuyor.”
- Tülay Hatimoğulları (DEM Parti Eş Genel Başkanı): “Sahne suç mahalli, şaka delil, kahkaha tehdit değil. Deniz Göktaş komedyendir; mizahıyla yüzümüzü güldüren kardeşimizdir. Var olsun.”
- Türkiye İşçi Partisi (TİP): “Eleştirel fikirlere ve mizaha tahammülü olmayan Saray Rejimi’nin sindirme çabalarına karşı cesaret gösterenlerin yanındayız.”
- Emek Partisi (EMEP): “Göktaş’ın gözaltına alınması, gösteride yer alan diktatörlük eleştirisinin teyidi niteliğindedir.”
Deniz Göktaş Kimdir?
18 Nisan 1994’te Ankara Mamak’ta doğan Deniz Göktaş, ODTÜ İnşaat Mühendisliği bölümünde başladığı lisans eğitimini aynı üniversitenin Psikoloji bölümünden mezun olarak tamamladı. 2019 yılında İstanbul’da TuzBiber Komedi Kulübü’nde stand-up dünyasına adım atan Göktaş, “Deniz Göktaş’a Ayıracak Vaktim Yok” ve “Haset” podcast serileriyle dijital platformlarda büyük başarı yakaladı.
2020-2023 yılları arasında Uykusuz dergisinde mizah yazarlığı yapan Göktaş, 2023’te Ses Tiyatrosu’nda kaydettiği ve YouTube’da 7 milyona yakın izlenen “Selam Selam” gösterisiyle kitlesini büyütmüştü. Başarılı komedyen ayrıca “Gibi” dizisinde konuk oyunculuk yapmış ve “Ben Tek Siz Hepiniz” (2022) adlı kısa filmde rol almıştır.
📝 Editör Notu: Dijital Sansürden Fiziki Gözaltına
“Ölü Deniz” gösterisine getirilen jet hızıyla erişim engelinin ardından, komedyen Deniz Göktaş’ın yurt dışı dönüşü havalimanında gözaltına alınması, baskı çemberinin dijital dünyadan fiziksel hayata ne kadar hızlı sıçradığının en taze ve ürkütücü kanıtıdır. Milyonların severek izlediği bir stand-up içeriğini “millî güvenlik” torbasına atarak sansürleyen el ile bir sanatçıyı uçaktan iner inmez gözaltına alan irade aynıdır: Eleştiriyi, mizahı ve özgür düşünceyi tamamen sessizliğe gömmek.
Avrupa’nın çok sesli, özgürlükçü medya ve sanat ikliminden ana vatanımıza baktığımızda; dijitalde sanatçıyı kısıtlayan ve en nihayetinde yükselen bir sesi fiziki gözaltıyla susturmaya çalışan bu tezat tablo bizi derinden yaralamaktadır. Bağımsız ve cesur bir yayıncılık anlayışıyla, hem dijitaldeki ve sahnedeki sanat sansürlerinin karşısında durmaya hem de bu demokratik gerilemeleri objektif bir dille aktarmaya devam edeceğiz. Özgür düşüncenin ve sanatın kısıtlanmadığı bir gelecek adına, yaşanan her haksızlığın takipçisi olmayı bir borç biliyoruz.





